psk@kurdistan.nu
PSK PSK Bulten Komkar Komjin Roja Nû Weşan / Yayın Arşiv Link Webmaster
Dengê Kurdistan
 PSK
PSK Bulten
 KOMKAR
Komjin
 Roja Nû
 Weşan/Yayın
 Arşiv
 Link
Webmaster
 
  Burkay Ve Öcalan; Hata İle Suç Arasındaki Farkı Doğru Okumak

Kemal Burkay’ın da içinde bulunduğu ve geçmişte sorumluluk almış tüm politik kişiler eleştirilebilir ve de eleştirilmelidir de. Ancak bu eleştiri, Öcalan gibi bir ihanetçiye/işbirlikçiye yönelik eleştiri düzeyinde asla olmamalıdır. Çünkü eksikleri olan, hata yapan ya da sürece gerektiğinde gerekli müdahaleyi yapmayan politik kişi ve kurumları eleştirmek ile teslimiyetçi, işbirlikçi, açık ihanetçi bir kişiyi eleştirmek farklıdır. Bu nedenle onları aynı kategoride görmek büyük bir yanlıştır. Bir kategori, hatalardan oluşurken, diğer kategori ihanetten oluşuyor. Kemal Burkay ve diğer Kürd politik aktörlerin hiçbiri Öcalan ile aynı kategoride anılmayı hak etmiyorlar.


Kemal Burkay’ın Ülkeye dönmesiyle birlikte yaşanan tartışmalar, Kürd siyasetinin içinde bulunduğu olumsuz tabloyu göstermesi ve bu olumsuz tablodan gereken derslerin çıkarılması bakımından yararlı olmuştur.

Kemal Burkay’a yönelk eleştirilerin büyük kısmı, Türk medyasının kalemşörlerini, devlet tetikçilerini aratmayacak düzeyde olduğu için bunlara eleştiri yerine saldırı demek daha doğru olur. Bu saldırıyı yapanların kendilerini “yazar”, “aydın” olarak görmeleri ve yıllardır bu tiplerin siyasette söz söyleyebilmeleri yaşanan handikabı göstermesi bakımından ayrıca düşündürücüdür.

Esen rüzgâra göre pozisyon belirleyen ve her zaman kişisel çıkarlarını gözettikleri için güçlüye yardakçılık yaparak politik arenada var olabilen bu “satılık kalemlerin” maskeleri düşürülmeden ve gerçek nitelikleriyle teşhir edilmeden, eleştiri ve saldırı arasındaki ince çizgiyi tutturmamız olanaklı değildir. Dahası, kişilikli, onurlu ve Kürdistan için kafa yoran insanlar ile bu yardakçı kesimi aynı kefeye koyarak birilerine haksızlık yapmış oluruz; hak etmedikleri halde birilerini de “insan yerine” koymuş oluruz.

Kürdistan politik çevreleri net çizgilerle bazı ayırımlar yapmak ve bu ayırımlara göre tutum belirlemek zorundadır; yoksa bu tür yaranmacı, çıkarcı ve birilerinin tetikçiliğini yapmanın ötesinde hiçbir özelliği olmayan basit insanları dinlemek, katlanmak zorunda kalır.

Bu tetikçilerin ortak özelliği, Öcalan gibi bir ihanetçiye dokunma cesaretine sahip olmadıkları için, Öcalan ve anlayışının sevmediği her kişi ve kuruma saldırmalarıdır.

Kuzey Kürdistan’ın içinde bulunduğu durumdan ve yukarda sözü edilen niteliksiz insanların söz sahibi olmasında bütün Kürd politik şahsiyetlerinin/kurumlarının sorumluluğu/hatası vardır kuşkusuz. Bu sorumluluk/hata, zamanında gereken tavrı almadıkları için; Öcalan-devlet ilişkisini cesaretle dillendiremedikleri ve tavır alamadıkları için; tüm olumsuzluklara rağmen alternatif ve sürece müdahale edecek bir örgütlülük sağlayamadıkları için…

Bu açıdan bakıldığında Kemal Burkay’ın da içinde bulunduğu ve geçmişte sorumluluk almış tüm politik kişiler eleştirilebilir ve de eleştirilmelidir de. Ancak bu eleştiri, Öcalan gibi bir ihanetçiye/işbirlikçiye yönelik eleştiri düzeyinde asla olmamalıdır. Çünkü eksikleri olan, hata yapan ya da sürece gerektiğinde gerekli müdahaleyi yapmayan politik kişi ve kurumları eleştirmek ile teslimiyetçi, işbirlikçi, açık ihanetçi bir kişiyi eleştirmek farklıdır.

Bu nedenle onları aynı kategoride görmek büyük bir yanlıştır.

Bir kategori, hatalardan oluşurken, diğer kategori ihanetten oluşuyor.

Kemal Burkay ve diğer Kürd politik aktörlerin hiçbiri Öcalan ile aynı kategoride anılmayı hak etmiyorlar.

Aynı kategoride değerlendirenler sadece bu kişilere ve temsil ettikleri kurumlara değil, Kürdistan’daki tüm değerlere de zarar vermiş olurlar. Çünkü Kürd politik aktörlerini, hiçbir değeri olmayan Öcalan ile aynı kategoride değerlendirilmeye tabi tutmak, sadece söz konusu aktörleri değersizleştirmekle kalınmaz, tüm Kürdistani değerleri de bilerek/bilmeyerek değersizleştirmek gibi bir yanlışa sürükler insanı.

Bu açıdan bakıldığında, PKK yardakçıları dışında kalan Kürd politik çevrelerinin daha dikkatli olması ve saldırı yerine eleştiriyi esas alması gerekiyor. Küçük hesaplar uğruna ve “bırakın saldırsınlar” mantığıyla seyirci kalındığında, hem bütün değerlerden feragat etmiş oluruz hem de yeniden değer yaratma şansımızı ortadan kaldırırız.

Çok basit bir mantıkla, “Öcalan ihanet etmiş/ediyor; Burkay ve diğer Kürd politik çevreleri ise hata yapmışlardır/bundan sonra da yapabilirler” ayırımını yapmak mümkündür. Öcalan’ı mahkûm etmek, diğerlerini ise eleştirmek gerekiyor.

Başta PSK geleneği olmak üzere Kürd politik oluşumları bir konuda netleşmek zorundadırlar artık. PKK bir ihanet projesidir ve bu ihanet projesine açık ve net tavır almadıkça Ulusal Demokratik bir anlayış geliştirilemez. Bu nedenle herkes PKK ile arasına mesafe koymalıdır; aksi takdirde bugün olduğu gibi yarın da PKK yardakçılarının saldırılarına maruz kalırlar.

Yaşanan bunca çirkin saldırıya rağmen HAK-PAR ve PSK’nin hala gerekli tutumu almamış olması ciddi olarak eleştirilmesi gereken bir konudur. Bu eleştiri, hemen hemen tüm Kürd politik kurum ve kişileri (PKK’ye destek verenler) için de geçerlidir. Geç kalınmış olsa da, yapılması gereken şey, iki ay önce ve geçmişte farklı zamanlarda destek verdikleri bir anlayış tarafından saldırıya uğrayanların, bu desteği geri çekmeleri, halka özeleştiri vermeleri ve PKK’ye karşı net tavır almalarıdır.

Bu tavır alındığında, hem PKK ile ulusal demokratik güçler arasındaki fark; hem de Kürdistanlı politik insanlar, yazarlar, aydınlar ile yardakçılar arasındaki fark anlaşılmış olur…

ÖZGÜR BİREYLER TOPLULUĞU

http://www.nasname.com/tr/9639.html

   
•  
Dengê Kurdistan © 2007