psk@kurdistan.nu
PSK PSK Bulten Komkar Komjin Roja Nû Weşan / Yayın Arşiv Link Webmaster
Dengê Kurdistan
 PSK
PSK Bulten
 KOMKAR
Komjin
 Roja Nû
 Weşan/Yayın
 Arşiv
 Link
Webmaster
 
Kemal Burkay Hamburg'daki sohbet toplantısında konuştu:
"Önümüzdeki yılın başlarında ülkeye dönebilirim"

Mehmet Ünlüdere
Dengê Kurdistan/Hamburg

Kürdistan Sosyalist Partisi-PSK Eski Genel Sekreteri şair-yazar ve siyasetçi Kemal Burkay'ın kısa bir süre önce Roja Nû Yayınları arasında basılan "Anılar" kitabının 2'inci cildini imzalaması ve bununla birlikte yaşanan güncel siyasal gelişmelerle ilgili düzenlenen sohbet toplantıları serisine Hamburg'da start verildi.  31 Ekim 2009 tarihinde KOMKAR Hamburg biriminin dernek lokalinde gerçekleşen toplantı kalabalık bir kitle tarafından ilgiyle izlendi. Moderatörlüğünü KOMKAR Eski Genel Başkan'larından Mustafa Kısabacak'ın yaptığı toplantıda Burkay, hem kitaplarıyla ve Kürt yayıncılığıyla ilgili, hem de Türkiye ve Kürdistan'da yaşanan güncel siyasal konularla ilgili olarak dinleyenlere ayrıntlı bilgiler aktardı.

Kaybolan roman

Başlangıçta bu toplantıları yalnızca kitaplarıyla ilgili olarak yapmayı planladığını belirten Kemal Burkay, "Ama arkadaşlar buna ek olarak son siyasal gelişmelerle ilgili de konuşmamı önerdiler" dedi. Onların bu önerisini önemli bulduğunu ve kırmadığını söyleyen Burkay, ikisini birarada yapmaya karar verdiklerini bildirdi.

Son bir-iki yıl içerisinde 5-6 civarında yeni kitabının yayımlandığını ve bu kitaplar arasında bir tanesi eskiden tefrika edilmiş iki romanı olduğunu belirten Burkay, "Bu romanlardan "Çiçekler ve Zincirler" adını taşiyan romanım sıkı ev aramalarının yapıldığı dönemlerde bir çok çalismam gibi kaybettiklerim arasındaydı. Daha sonra o romanım tesadüf eseri kız kardeşimin evinde saklı olarak bulundu" dedi.

Ambargo sürüyor

Kendi dışındaki yayınevlerinin ve basının koyduğu ambargonun bir nebze de olsa kırıldığını belirten Burkay, "Ama ne yazık ki bu ambargo büyük oranda hala sürüyor" dedi. Bu konuda bir anti parantez de açarak, Hürriyet gazetesi yazarı Yalçın Doğan'ın son günlerdeki tutumuna da değinen ve eleştiren Kemal Burkay, Yalçın Doğan'ın kendisiyle eskiden yapmak istediği ve son anda yapmaktan vazgeçtiği bir televizyon programının olduğunu, hatta ilgili televizyonda bu söyleşinin yapılacağının bildirilmesine rağmen sonradan vazgeçildiğini, sebebini de Yalçın Doğan'ın  bilmesine rağmen yine de kendisiyle ilgili yalan ve çarpitma içeren yazılar yazdığına anlam veremediğini vurguladı. Bu konuyu bir köşe yazısında, cevap niteliğinde ayrıntılı olarak kaleme aldığını da sözlerine ekledi.

Yelda Karataş da yayınevi bulamadı

Bugüne kadar onca kitabı yayınlanan ve çogu da değişik yayınevleri tarafından rahatlıkla basılan şair Yelda Karataş'ın Türkçeden Kürtçeye çevirdigi şiir kitabının sırf kendisinin çevirmen diye geçen adından dolayı yayınevi bulamadığını belirten Kemal Burkay, bu ambargodan Yelda Karataş'ın da nasibini aldığını üzüntü duyarak sözlerine ekledi ve konuşmasında, bu ambargoların hem yer yer açık hem de gizli bir biçimde devletin malum bazı odaklarının talimatları sonucu hayata geçirildiğine işaret etti.

Açılım süreci

Sık sık adı değiştirilen açılım konusuna da değinen Burkay, "Adında geri adım atılsa da biz bunu Kürt açılımı olarak değerlendiriyoruz" dedi. Cumhuriyetin kuruluş tarihçesini de ayrıntılı bir biçimde ele aldığı konuşmasında, Kemal Burkay Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılış dönemini de kimi örnekler vererek anlattı. Bu konuşmasında denenmiş ama hayata geçememiş "Osmanlılık" gibi, daha sonra "İslam Birliği" gibi dönemin tarihi süreçlerini de ayrıntılı olarak işledi. En sonunda ise milli bir ideoloji geliştirildiğini söyleyen Burkay, bunun da Türkçülük esaslarına dayanarak İttihat ve Terraki üzerinden geliştirilip Kemalizmle hayat bulduğuna vurgu yaparak devam etti.

MHP bile olumlu birşey yapsa destekleriz

Çok da iyimser olmadığını ama AK Parti'nin sürece ilişkin attığı adımı desteklediğini söyleyen Burkay, yapılan iyi birşey olduğunda her demokrat insanın desteklemesi gerektiğini ve bunun önemli olduğunun altını çizdi. Hatta toplum için faydalı ve olumlu birşeyi yapanın MHP bile olsa destekleyeceğini kaydeden Kemal Burkay, bu açılım sürecini yalnızca bir kısım demokrat ve liberal aydın ile çok az solcunun desteklediğini dile getirdi. Onun dışında kalan solcuların ve sosyal demokratların süreci desteklemeyerek hata yaptıklarına da değinen Burkay, CHP'nin ise sosyal demokratlıkla bir ilgisinin olmadığını ve savaş yanlısı tutumuyla statükocu ve faşist bir görünüm altına girdiğini söyledi. Burkay ayrıca "CHP militaristlerin parlamentodaki savunucuları ve sözcüleridir" dedi.

Gelen grubun hepsi PKK'lı değildi

Geçenlerde Habur'dan Türkiye'ye giren grubun hepsinin PKK'lı olmadığını söyleyen Burkay, bunlar arasında Mahmur'dan gelenlerin de olduğunu, onların ise savaş döneminde oraya sığınmak zorunda kalan mülteciler olduğuna işaret etti. Gelen grubun öylesi kutlamalarla ve zafer işaretleriyle karşilanmalarının bir anlamı olmadığını, çünkü ortada henüz kutlanacak bir zafer durumu olmadığını da dile getiren Kemal Burkay, yine de o insan kalabalığının, gelenleri zafer işaretleriyle karşilamalarının yılların biriktirdiği ezilmişliğin haklı ve duygusal bir ruh hali olduğunu ve burasını anlamak gerektiğini de ekledi. Kemal Burkay ayrıca, öyle bir şenlik havasının statükocu Kemalistler, ırkçılar ve demokrasi karşitları tarafından ters yönde propaganda edilip kullanıldığı biçiminde de yorum yaptı.

Önümüzdeki yılın başlarında ülkeye dönebilirim

Doğan Haber Ajansı'na bağlı televizyon kanallarının, Hürriyet gazetesi ve Anadolu Ajansı muhabirlerinin de katıldığı ve çekim yaptığı sohbet toplantısı Kemal Burkay'ın konuşmasından sonra gazetecilerin ve dinleyenlerin sorularıyla bir sohbet havasında sürdü. Bir dinleyici Burkay'a Newroz'da ülkeye dönmeyi düşünüp düşünmediğini sordu. Burkay ise yanıtında pişmanlık yasası çerçevesinde bir dönüşün onurluca olmayacağını, ama umutlu olduğunu ve belki önümüzdeki yılın başinda kendisinin kişisel olarak ülkeye dönüşünün mümkün olabileceğini söyledi.

Barışa hizmet edecekse Öcalan'ın serbest kalmasını desteklemek ve sindirmek gerek

Eğer barışa hizmet edecekse Öcalan'ın bile serbest kalmasını savunmak ve sindirmekten de yana olduklarını belirten Kemal Burkay, Öcalan'ın zaten PKK'yı İmralı'dan yönettiğini, DTP üzerinde de etkinliği olduğunu söyleyerek İmralı'dan değil de çikip Diyarbakır'dan yönetmesinin daha doğru olacağını söyledi. Kemal Burkay'ın yazılarında da sıkça işlediği Kürt sorununa ilişkin genel birçok konu ve düşüncesini dile getirdiği sohbet toplantısı iyi bir atmosferde sürdü ve sona erdi.

   
Dengê Kurdistan © 2009