psk@kurdistan.nu
PSK PSK Bulten Komkar Komjin Roja Nû Weşan / Yayın Arşiv Link Webmaster
Dengê Kurdistan
 PSK
PSK Bulten
 KOMKAR
Komjin
 Roja Nû
 Weşan/Yayın
 Arşiv
 Link
Webmaster
 

Burkay: CHP laik bir parti değil,

Aleviler demokratikleşme sürecine destek vermeli

Rênas Sütçü- Münih-Nürnberg

Kürt siyasetçi, şair ve yazar Kemal Burkay, 21 Kasım’da Münih’de, 22 Kasım’da ise Nürnberg’de yapılan toplantılarda konuştu, anılarının 2. cildini imzaladı.

Burkay 21 Kasım’da Münih’de yapılan toplantıda, son ayların tartışma konusu Kürt açılımı konusunda görüşlerini dile getirdi ve okurların sorularını cevaplandırdı. Burkay, 10 ve 13 Kasım günleri TBMM’de „açılıma“ ilişkin olarak yapılan görüşmeler sırasında CHP temsilcisi Onur Öymen’in söylediklerine değindi ve şöyle dedi: „Bu sözler CHP’nin Kürt sorununa ililişkin, Cumhuriyet’in başından beri izlediği politikayı özetliyor. Anadolu’nun çok kültürlü, çok etnik yapılı gerçeğini yok sayan, tek dile, tek ırka dayanan bir ulus yaratmaya çalışan CHP, bu ırkçı ve faşizan  politikayı ister istemez asimilasyon ve şiddet politikaları eşliğinde yürütmeye çalıştı. Bu nedenle Kürt halkının taleplerini, baskıya ve zulme karşı direnişlerini şiddetle bastırdı ve birçok kez, Şeyh Sait olayında, Ağrı ve Dersim’de olduğu gibi katliam yaptı. Ne var ki bu politika başarısız oldu ve gelinen aşamada, değişen bölge ve dünya koşullarında artık sürdürülemez hale geldi. AK Parti’nin başlattığı açılım süreci, Kürt halkının süregelen mücadelesinin ve değişen koşulların ürünüdür. Ne var ki CHP hâlâ eski politikalarda ısrar ediyor, askeri yöntemlerle, şiddet yoluyla Kürt halkının ezilmesini salık veriyor. Diğer bir deyişle bunca kan dökülmesini, anaların yok yere ağlamasını doğal buluyor. Atatürk böyle yapmıştı, biz de bu yolda devam edelim, diyor.“

Öymen’in sözlerinin özellikle Alevi Kürt çevrelerinde, Dersim halkı arasında yarattığı infiale de değinen burkay, CHP’nin geçmişten beri laik bir görüntü altında alevi kitlesinden, bu arada Dersim halkından  önemli bir destek gördüğünü, oy aldığını belirten Burkay, söz konusu laikliğin bir aldatmaca olduğunu, gerçekte TC’nin ve özel olarak da CHP’nin hiçbir dönemde laik olmadığını dile getirip şöyle dedi: „CHP hiçbir dönemde Alevi inancına özgürlük tanımadığı gibi özellikle Kürt Alevileri Koçgiri’de ve Dersim’de, hak ve özgürlük istedikleri için acımasızca ezdi, katliamlar yaptı. Bu nedenle Cumhuriyet tarihi boyunca Aleviler kendilerini gizlediler. Şimdi Baykal yönetimi altında CHP’nin yüzü daha da aişikar olmuştur. O Kürt halkına herhangi bir hak tanınmasına karşı, savaşın durmasına karşı, her türlü demokratikleşme adımına karşı. Türkiye’nin mevcut sorunlarından hiçbirine ilişkin bir çözüm önerisi yok. Onur Öymen’in sözleri bu gerçeğin anlaşılmasına ve CHP’nin gerçek yüzünün ortaya serilmesine yardımcı olmuştur. Öyle umut ediyorum ki bu, Alevi halk bakımından bir kırılma noktası olacaktır. Aleviler, hâlâ 1930’ların faşizan politikalarını izleyen bu partiye olan desteklerini çekeceklerdir. Kürt halkına, Alevi halka ve ülkenin tüm demokratlarına, ezilen ve emekçi kitlelerine düşen görev demokratikleşme sürecine destek vermektir.“

AK Parti’nin alevilere ilişkin politikasına da değinen Burkay, AK parti eğer bu konuda samimiyetini kanıtlamak istiyorsa, ilk elde Dersim’deki barajlar projesine son vermeli ve zorunlu din derslerini kaldırmalıdır. Söz konusu barajların ekonomik bir değeri yok. Bunlar, sözde „güvenlik“ amacıyla Dersim’in demografik yapısını bozmaya, Dersim halkını göçertmeye yöneliktir. Bu barajlar aynı zamanda eşsiz ve güzelim bir doğanın yok olmasına yol açacaktır. Diğer bir deyişle 1938’in yapamadığını bu barajlar yapacaktır.“

***

Kemal Burkay´ın konferanslar dizisi Nürnberg´de devam etti

Burkay; “Kürt sorununun kelepir fiyatına satılmasına ve pazarlanmasına asla müsaade etmeyiz!

B. Burçak/Nürnberg Foto: A. Alxasî

Kürt siyasetçi, yazar ve şair, PSK eski genel sekreteri Kemal Burkay, 22.11.2009 tarihinde ülkede yaşanan son gelişmelerle ilgili sohbet etmek ve Roja Nû Yayınevi tarafından yayınlanan „Anılar“ kitabının ikinci cildini imzalmak için Nürnberg´de bir konferans verdi. Yoğun bir ilginin olduğu konferansa geniş bir kitle katıldı.

Konuşmasının başında şu ana kadar yayınlanan kitapları hakkında geniş bilgi veren Burkay, „Anılar“ının 2. cildinin yayınlanmasının uzun sürdüğünü, hazır olan 3. ve 4. cildinin kısa zamanda okuyuculara ulaştırılacağını söyledi.

Kemal Burkay kitapları ile ilgili bilgi verdikten sonra, ülkede son dönemlerde gündemde olan „Kürt Açılımı“ ile ilgili görüşlerini şöyle dile getirdi: „AKP ve diğer kesimlerin Kürt sorununun çözümü konusunda yeterli bir programa sahip olmadıkları kanısındayım. TRT 6 ve atılan bir dizi adımlar elbette önemlidir. Atılacak her olumlu adımı destekleriz. Ancak atılan adımlar yeterli değildir. Kürt sorunu 40 milyonluk bir halkın sorunudur, çözümü de buna uygun olmalıdır. Kürtlerin kendi kaderlerini belirleme haklarına saygı gösterilmelidir. Biz PSK olarak başından beri federasyonun en gerçekçi çözüm olduğunu dile getirdik. Bize göre Kürtler, eşitlik temelinde Türk halkıyla federal bir sistem içinde birlikte, beraber yaşayabilirler. Dünyada federal sistemle yönetilen birçok ülke var.“

Kürt sorununun kelepir fiyatına satılmasına ve pazarlanmasına asla müsaade etmeyeceklerini ifade eden Kemal Burkay, „Yaşanan bunca zulme ve katliama rağmen, sorunun çözümüne açığız. Eşitlik ve kardeşlik temelinde birlikte yaşamaya biz Kürtler varız. Kürt sorunu çözülürse var olan diğer tüm dini ve etnik azınlıklar da özgür olacaklardır. Türk tarafı şu ana kadar böylesi köklü bir çözüme sahip olmadı. Sürecin  başındayız. Biz Kürtler de çözüm konusunda henüz net değiliz. PKK ve DTP Kürt halkı içinde güçlü olsalar da, çözüm önerileri sıradan önerilerdir. Bu nedenle Kürt halkının özgürlüğünü savunan siyasi ve kitlesel bir partiye ihtiyaç var. Bence bu parti HAK-PAR´dır. Kürt halkının gerçek anlamda özgür olmasını isteyen her kesimin HAK-PAR´a destek vermesi gerekir. Yeterli destek verilirse HAK-PAR kitleselleşir ve büyür. HAK-PAR, DTP kadar güçlü değil ama Kürt halkının temel hak ve özgürlüklerini savunan bir partidir. Programında federasyon talebi vardır. Bunun içindir ki HAK-PAR´a destek vermek gerekir.“

Önümüzdeki yıl ülkeye dönmek istediğini dile getiren Burkay, „şartlar elveririse, ülkeye dönersem HAK-PAR´a üye olurum ve çalışmalarımı orada sürdürürüm“ dedi.

Sıcak bir ortamda gerçekleştirilen konferans, izleyicilerden gelen soruların cevaplandırılmasıyla  sona erdi.

   
Dengê Kurdistan © 2009